Kayıtlar

CİHAT Hangi durumlarda Farz olur

İslam’da “cihat”, sadece savaş anlamına gelmez. Tasavvuf ve manevî bakışta cihat; nefisle mücadele, hakkı savunma, zulme karşı durma, kalbi arındırma ve Allah yolunda gayret göstermektir. Bu yüzden “cihat etmek hangi durumlarda farz olur?” sorusu hem zahirî (fıkhî) hem de bâtınî (tasavvufî) yönüyle ele alınır. Tasavvuf ve Manevî Anlayışta Cihadın Farz Olduğu Durumlar 1. Nefsin kötülüklerine karşı mücadele etmek Tasavvufta en büyük cihat, “cihad-ı ekber” yani nefisle mücadeledir. Kibir, riya, haset, öfke, şehvet, dünya tutkusu gibi hastalıklarla savaşmak her Müslümana farz kabul edilir. Çünkü kalbi temizlemek kulluğun temelidir. 2. Farz ibadetleri korumak için mücadele etmek Namazı, orucu, helal-haram hassasiyetini korumak için nefse direnmek farzdır. Tembellik ve günaha çağıran arzulara karşı sabretmek manevi cihattır. 3. Günahlardan kaçınmak Harama götüren ortamlardan uzak durmak, Dilini, gözünü, kalbini korumak, Manevî kirlenmeye karşı mücadele etmek farzdır. 4. Zulüm ve haksızlık ka...

E4

invade,: işgal etmek  hunted down : peşine düşmek  assassins : suikastçílar in mexico " scario " means hired killer. Meksika'da " scario " kiralık katil demektir.  The district attirney: bölge avukatı,  bölge savcısı.  The district attorney is waiting for a statement what should l tell him the truth.  Bölge savcısı bir ifade bekliyor; ona ne demeliyim, gerçeği mi söylemeliyim?  local customs : yerel gelenekler  I enjoy making many friends to learn about the local customs and culture of different places because I love traveling............ Seyahat etmeyi çok sevdiğim için, farklı yerlerin yerel geleneklerini ve kültürünü öğrenmek amacıyla birçok arkadaş edinmekten keyif alıyorum. You should always be grateful to Allah whatever it is.  Ne olursa olsun, Allah'a daima şükretmelisiniz.  #Turkish; Kalp, hayatın her aşamasında Allah’a güvenmeyi öğrendiğinde daha da güçlenir. #English; The heart grows stronger when it learns to rely on Alla...

E3

English (natural, socially common phrasing) “They say the eyes are the window to the soul… but sometimes my eyes are just saying, ‘I need rice, lumpia, and 8 hours of sleep.’ 😂 People say you can understand someone’s character just by looking into their eyes. But me? I can only tell whether they’re tired, hungry, or desperately in need of a nap.” Türkçe (doğal ve akıcı hali) “Derler ki gözler ruhun aynasıdır… ama bazen benim gözlerim sadece ‘Bana biraz pilav, lumpia ve 8 saat uyku lazım’ diyor. 😂 İnsanlar birinin karakterini gözlerine bakarak anlayabileceklerini söyler. Ben mi? Ben sadece yorgun mu, aç mı yoksa acilen uykuya mı ihtiyacı var onu anlayabiliyorum.” Short Conversation Version (English) A: They say the eyes are the window to the soul. B: Really? Because my eyes are probably just saying, “Feed me and let me sleep.” 😂 A: So you don’t believe eyes reveal someone’s personality? B: Oh, they do… just not in a deep way for me. I can usually tell if someone is tired, stresse...

E2

“ Am I actually turned on? ” ifadesi bağlama göre değişir ama en yaygın anlamı: 👉 “Gerçekten tahrik oldum mu?” 👉 ya da daha genel olarak “Gerçekten uyarıldım / etkilenmiş miyim?” Buradaki “turned on” çoğunlukla cinsel olarak uyarılmak / tahrik olmak anlamına gelir. Ama bazen mecazi olarak heyecanlanmak, bir şeyden etkilenmek anlamında da kullanılabilir. 🔹 1. Cinsel anlamda kullanım (en yaygın) Am I actually turned on? → “Gerçekten tahrik oldum mu?” Örnekler: I think I’m turned on. → Sanırım tahrik oldum. That scene really turned me on. → O sahne beni gerçekten tahrik etti. Am I actually turned on right now? → Şu an gerçekten tahrik olmuş olabilir miyim? 🔹 2. Daha hafif / mecazi anlam (heyecanlanmak, etkilenmek) Bazen daha “masum” bir şekilde de kullanılabilir ama bu daha az yaygındır. Örnekler: This music turns me on. → Bu müzik beni çok heyecanlandırıyor / etkiliyor. He gets turned on by adventure. → Macera onu heyecanlandırır. Am I actually turned on by this idea? → Bu fikir b...

ÇALIŞMA

Dont judge people by their looks, choose a good heart not a good face.  İnsanları görünüşlerine göre yargılama; güzel bir yüze değil, iyi bir kalbe bak.  "Kalbini Kötülükten Arındır, Rabbine Yönel: Zikirle Diril, İyilikle Yüksel” Başarı → #Şükür Zorluk → #Sabır Karar → #İstişare ve #Dua *Bugün kalbim neyle doldu? *Kime iyilik yaptım? *Nerede yanlış yaptım?  - Sabahın bereketini kaçırma !  - Boş zamanlarda fırsat buldukça #Allah'ı zikret.  - içindeki " #Ben" den kurtulmaya çalış. - #Kalp temizliğini unutma. - #İyiliği hayatım her alanına yaymaya çalış. - Yatmadan önce iç muhasebesi yapmayı unutma. -#// #Tefekkür edersen kalbin kapısını açarsın  // #- ( #NBH51X ) Tamam, **“other than”** farklı bir yapı ve anlamı da değişik. Net şekilde anlatalım: ## 1. Temel Anlam **“other than” = dışında / hariç / -den başka** Bir şeyi **listeden çıkarmak (istisna yapmak)** için kullanılır. * I don’t drink anything **other than** water.   → Sudan **başka** hiçbir şey iç...